türkçe

english

deutsch

cesky

Aradığınız bilgiye ulaşabilirsiniz.

Özel Arama

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aydıncık
Ana Sayfa
Foto Galeri

Resim Galerimiz Açıldı

Home

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 AYDINCIK

 Bugünkü Aydıncık, bir zamanlar Gülnar İlçesi’nin merkezi olan Gilindire’nin devamıdır. Çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş olan İlçenin tarihî adı ise Kelenderis’tir. Mitolojiye göre, Kelenderis, denizcilik ve ticarette çok ilerlemiş Fenikelilerden Sandakos tarafından, üç bin yıl önce, bir liman ve ticaret şehri olarak kurulmuştur. Kente daha sonra Hititler, Asurlular, Sisamlılar, Selefkoslar, Mısırlılar, Romalılar, Emeviler, Ermeniler, Karamanoğulları ve Osmanlılar hâkim olmuştur.

  Kelenderis ilk parlak dönemini M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda yaşamış. Kendi parası M.Ö. V. yüzyılda görülmeye başlamış ve Büyük İskender’in Anadolu’ya gelişine kadar sürmüştür. M.Ö. 425–400 yıllarına tarihlenen gümüş bir Kelenderis sikkesinin ön yüzünde şaha kalmış bir atın üstünde yan oturmuş bir süvari; arka yüzünde ise başını sağa çevirmiş ve diz çökmüş vaziyette bir keçi bulunmaktadır.

“ Akdeniz kıyısında, Anamur-Silifke arasında, kurulmuş olan Aydıncık’ta ( eski Kelenderis) 1974 Ağustos ayında Orman İşletmesinin bahçesinde bir hafriyat sırasında Ptolemaios’lara ait bir hazine tesadüfen bulunmuştur. 60–65 adet olan altın paradan sadece 17 tanesi Silifke Müzesi’de bulunmaktadır.

  Hazinede iki tip para vardı: birincilerin ön yüzünde Ptolemaios II’nin hem karısı hem de kız kardeşi olan Arsinoe II'nin figürü; arka yüzünde ise bolluk simgesi bir çift boynuz yer almakta. İkinci tip paranın bir yüzünde Ptolemaios I ve karısı Berenice’nin portreleri, diğer yüzünde ise Ptolemaios II ile karısı Arsinoe II'nin figürleri bulunmaktadır.

  Aydıncık’ta bulunan bu hazinenin toprağa gizlenme tarihi ve koşulları belirlemek gerekirse, en yeni para M.Ö. 261 yılında darp edilen Arsinoe octodrahmisidir. Durumları bu paraların elden ele pek dolaşmadığını gösteriyor. Ptolemaios II Kilikya’yı M.Ö.270 yıllarına doğru ele geçirdi ve “ ikinci Suriye savaşı” (M.Ö.261–256) sırasında kaybetti. Büyük bir olasılıkla da hazine bu çatışmaların sonuna doğru toprağa gömüldü .” (Alain Davesne; Aydıncık’ta Ptolemaios Hazinesi; X. Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu Bildiri Özetleri, 23–27 Mayıs 1988; sayfa 72–73; T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü. Fransızca aslından çeviren Mustafa Yalçıner).

  Romalılar yöreye hâkim olurca, Kelenderis Limanı’ndan önemli ölçüde yararlanılmış ve burası Roma'nın vazgeçilmez bir ticaret şehri olmuştur. Romalılar zamanında kent imar olmuş, şato, saray, suyolları, hamam ve limanı ile mükemmel bir şehir özelliği taşıyordu.

  Roma İmparatoru Tiberius, M.S. 17’de Cn. Calpurnius Pison’u Suriye valisi olarak atar. Bir süre sonra General Germanicus ile Vali anlaşmazlığa düşer. Germanicus, Pison’u Suriye’den kovar. M.S. 19 yazında Pison Ege denizindeki İstanköy (Kos) adasına sığınır. 10 Ekim 19 tarihinde General Germanicus Antakya’da ölür. Bunun üzerine Pison eski görevine geri dönmek ister ama yeni vali Sentius, Germanicus’u zehirletmekle suçlanan Pison’un Suriye’ye geri dönmesine izin vermez. Akdeniz’de dolaşan Pison Kelenderis’te Sentius ile karşılaşır.

  [2,80] LXXX. Tüm girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasına karşın, Pison koşulların kendisine sunduğu en iyi önlemleri alır ve Kilikya’daki Celenderis kalesi’ni ele geçirir. Asker kaçakları, acemi erler, Plancina’nın esirleri ve kendi adamları ile Kilikya’daki küçük prensliklerden yollanan askerlerden roma lejyonuna denk askeri bir birlik oluşturur. Kendisine de İmparator’un vekili unvanını verir. Kendisini eyalete İmparatorun atadığını ve oradan lejyonlar tarafından kovulmadığını bilakis geri çağırdıklarını ama buna Sentius’un, mesnetsiz iftiralar atarak kişisel kini nedeniyle, karşı çıktığını söyler. Savaşta görürüz der; Sentius’un askerleri, bir zamanlar baba dedikleri, adalet söz konusu olunca oldukça adil, harp söz konusu ise gayet güçlü olduğunu bildikleri, Pison’u karşılarında görünce savaşa girmeyebilirler. Pison, yarım adanın boyun kısmında, ulaşılması oldukça güç bir yükseklikte bulunan kalenin surları önüne askerlerini konuşlandırır. Sentius’un paralı askerleri, ihtiyat askerleri desteğinde, ilerlemeye başlar. Bir tarafta mesleği askerlik olan cesur askerler, diğer tarafta ulaşılması oldukça zor bir mevki ile korkak, birbirlerine güven duymayan hatta (alelacele toplanmış taş, sopa vs. hariç) silahsız askerler. Savaş başlar ve kısa bir zaman sonra Kilikyalılar kaçıp kaleye sığınırlar.

  [2,81] LXXXI. Pison az ileriye demir atan savaş gemilerine karşı bazı girişimlerde bulunur ama başarılı olamaz. Kaleye girer, surların tepesinden Romalı askerlere isimleriyle hitap ederek bazen de vaatlerde bulunarak onları isyana teşvik eder. Kafaları o kadar karıştırır ki 6. lejyonun bayraktarı onun tarafına geçer. Bunun üzerine Sentius, trompet ve borazanları çaldırtır; surlara yürümelerini, merdiven kurmalarını en yüreklilerin saldırıya geçmesini, diğerlerinin ise makinelerle mızrak, taş, alevli ok fırlatmalarını emreder. Sonunda Pison inadından vazgeçip silahlarını teslim edeceğini ancak İmparator’un Suriye’ye kimi atayacağına karar verene kadar kalede kalmak istediğini bildirir. Şartı kabul edilmez ve Pison’a gemi temin edilir, Roma’ya kadar güvenliği sağlanır.

  Bizanslılar devrinde de imar olan kent, çağının en güzel ve medenî yörelerinden birisi olmuştur. Yöre 11. yüzyılda Ermenilerin eline geçmiş. 1228 yılında Karamanoğlu Alâeddin Bey’in komutanlarından Ertokuş Bey Kelenderis Kalesi'ni Ermeniler’den temizleyerek buraya doğudan gelen Türkler’i yerleştirmiştir. Gülnar Hatun'a bağlı Oğuz boyları Horasan Bölgesi'nin Merv Kenti'nden göçerek Toroslar’a gelip yerleştikleri için yöremize Gülnar adı verilmişti. 1461 yılında Silifke ve Mut ile birlikte Gülnar da Fatih Sultan Mehmet döneminde, Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı yönetimine katılmıştır. Kelenderis adı da değişiyordu. Kalendria, Kelendri, Gelendir, Gilindir derken Gilindire’ye dönüşmüştü.

  1867 Vilayet Nizamnamesi'nin getirdiği yeni yönetsel bölümlenme uyarınca, İçel Sancağı'nın kazaları şunlardı: Anamur, Mut, Silifke ve merkezi Kilindria olan Gülnar.

  «1877 Devlet Salnamesi'nde, İçel Sancağı, merkezi Silifke'ye taşınarak, Adana Vilayetine bağlanmıştır. 1892'de yine Adana Vilayetine bağlı olan İçel Sancağı’nın Ermenek, Mut, Gülnar ve Anamur olmak üzere 4 kazası vardı » (Yurt Ansiklopedisi. 1982, Cilt 5)

«  İlginç olan tek yerleşim yeri kaza merkezidir: Kilindria, eski Celenderis, Anamur’un 37Km doğusunda, Silifke’nin ise 62Km. güney batısında güzel bir koydadır ancak buradaki üç ada gemilerin limana girişini zorlaştırmaktadır. Bu küçük kasabanın nüfusu sadece 210’dur ve halkın hemen hemen hepsi Kıbrıs ya da Alanya’dan göçüp gelen Rumlardır. İnşaat malzemesi ya da odun olarak kullanılmak üzere kereste ticareti yapılır. Bunlar Suriye’ye ihraç edilir. İhracatı oluşturan diğer kalemlerden meşe palamudu Syra’ya ( Siros Adası ); tereyağı, peynir vb. gibi besin maddeleri ile yün ve ham deri Kıbrıs’a gönderilir. Hemen hemen hiç ithalat yapılmıyor denilebilir. İskelenin ithalat ve ihracatla birlikte gümrük geliri 60.000 kuruştur.

  Kasabada bir cami, bir tekke, bir ortodoks kilisesi, bir medrese ile iki okul var. Çevrede 1950 adet asma bulunmaktadır.

  Kaymakam ile Orman işletmesi, Maliye, Gümrük ve Tekel memurları Kilindria’da ikamet etmektedirler. Burası kaza ve yerel yönetimin merkezidir ayrıca burada bir de Asliye Hukuk Mahkemesi vardır.

  Kilindria, antik Celenderis şehrinin kalıntıları üzerine kurulmuştur. Celenderis’in Fenikeliler tarafından kurulduğu kabul ediliyor hatta kuruluşu için mitolojiye bile atıfta bulunuluyor. Hal böyle iken, kıyı boyunca uzanan kalıntılar arasında eski çağlardan kalma hiçbir ize rastlanmıyor. En eski eser Romalılara ait. Mevcut olanların çoğu ise Orta Çağ’dan kalmadır. Bu çağda Venedikliler ve Rodoslular Kilikya kıyılarında uzun süre kaldıkları için Celenderis çok kalabalık ve çok önemli bir kentti. Kalıntılardan görülebilenler su kemeri ve yıkık bir şato ile muhteşem lâhitlerdir. Lâhitlerin çoğu hâlâ sapa sağlam ve kapaklı. Antik kentin merkezinde, kıyıda, kocaman yontma taşlardan yapılmış, içerisine dört ana yöne bakan dört kapıdan girilen bir yapı yükselmektedir”. (Vital Cuinet, La Turquie d’Asie, Tome 2, Paris, Ernest Leroux, Editeur, 28, Rue Bonaparte, 28; 1891, sayfa 80-81). Bu sayfaları çeviren Mustafa Yalçıner.

  1900'lü yıllarda Adana valilik, Silifke mutasarrıflık, Gilindire ilçe, Zeyne bucak merkezi iken, Gülnar yörüklerin alım satım yaptıkları bir köydü.

  Gilindire’nin nüfus yapısı ve halkının gelir kaynakları hakkında elimize geçen ilk yazılı belge, Vital Cuinet’nin 1891 yılında Paris’te Ernest Leroux tarafından basılan La Turquie d’Asie adlı eserinin 2.cildidir. Burada yazar şu bilgileri vermektedir: «Bu küçük kasabanın nüfusu sadece 210’dur ve halkın hemen hemen hepsi Kıbrıs ya da Alanya’dan göçüp gelen Rumlardır».

  Tanin Gazetesi yazarlarından Ahmet Şerif 1910 yılında Gilindire ile ilgili olarak şunları yazar: «Halk İslam ve Rum'dur. Rumlar daha kalabalıktır. İki taraf birbirleriyle pek güzel geçiniyorlar, diyebilirim ki, burası bir birlik örneğidir».

  Her iki yazarın da belirttiği gibi, 1900’lü yılların ilk çeyreğinde zaman zaman ezan, zaman zaman çan sesinin duyulduğu küçük bir yerleşim yeridir Gilindire.

  1915 sonlarında kaza merkezini emin yerlere taşımak üzere memurlar yola çıktı, değişik yerler denendikten sonra nihayet 27 Mayıs 1916 tarihinde Anaypazarı’nı kaza merkezi yaptılar. Gilindire’nin ileri gelen tüccarları da ilçe merkezine göçtü.

  M. Remzi GÜRCAN ise Kaymakamlığın Gilindire’den Gülnar’a taşınmasıyla ilgili olarak 23–3–1953 tarihli Dünya Gazetesi’nde şunları yazmıştır:

  « Birinci Cihan Harbinden sonra, 8 Teşrinievvell 1331 tarihinde Dahiliye Nezaretinden vilâyet vasıtasiyle kaymakamlığa gelen şifreli bir emirnamede, sahilin tehlikeli olduğundan bahisle,« kuyatıresmiyenin mahfuz mahallere kaldırılması » emrolunmuş. Bunun üzerine kaymakam Gani Bey (Urfa) samimi görüştüğü arkadaşları ile istişarede bulunarak, bilumum memur ve ailelerini ve resmî kayıtları ihtiva eden evrak ve defterleri develere yükleterek, 14 teşrinisani 1331 tarihinde hükûmeti (muvakkaten) Gilindire’den Anaypazarına nakletmiş ve o tarihten bu ana kadar Gülnar’ın merkezi Anaypazarı olmuştur. »

  1924 yılında sancak örgütü kaldırılınca, merkezi Silifke olmak üzere İçel ili meydana getirildi. 1933'te merkezi Silifke'de olan eski İçel ili, Mersin ili ile birleştirildi ve vilayet merkezi Mersin'e alındı. Silifke, Anamur ve Gülnar ilçeleri de İçel'e bağlandı.

  1920’li yılların ortalarında Rumlar da Gilindire’den ayrılınca nüfus azaldı. Onlardan kalan ev ve tarlalar Maliye aracılığı ile satıldı. Dışarıdan gelenler veya parası olanlar Hazine’ye kalan Rum evleri ve tarlalarını 1930’dan itibaren taksitle satın aldılar.

  1963–1964 yılları arasında eski ve dar olan yol genişletilirken, deniz kenarındaki çok sayıda eski bina yıkımdan nasibini aldı. Açılan bu yol binaların bir kısmına mezar olmuş bir kısmını da Akdeniz'in mavi sularına iteleyivermişti. Binaların yerine kalın bir duvar yapıldı. Gilindire'de deprem olmuştu adeta.

  1964 yılında, Soğuksu’dan Gilindire’ye bir kanal yapıldı ve yıllardır boşu boşuna denize akıp giden Soğuksu deresinden 40–50 metre yükseklikteki bu kanala su pompalanmaya başlandı. 1965 yılında da Gilindire adı tarihe karıştı. Kasabanın yeni adı artık Aydıncık oldu. Gülnar İlçesi’ne bağlı bir bucak olan Aydıncık’ta 1972 yılında İskele Belediyesi kuruldu.

  Aydıncık 3392 sayılı kanuna göre 19 Haziran 1987 tarihinde ilçe oldu. Ayrıca bu kanunla İskele Belediyesi’nin adı da Aydıncık Belediyesi’ne dönüştürüldü.

  Aydıncık, elektriğe Mart 1980, evlerde içme suyuna ise Mayıs 1984 kavuştu.

                                                                                                                                   Mustafa Yalçıner

Özel Arama

 

 

 

 

 

GEZİLECEK YERLER                               FOTO GALERİ

 

ÖNEMLİ ADRES VE TELEFONLAR

[TARSUS] [TÜRKÇE] [Tarsus] [Tarsus'ta Gezilecek Yerler] [Tarsus Resimleri] [Tarsus Tarihi] [Tarsus Efsaneleri] [Tarsus'ta iz bırakanlar] [Tarsus'a Özgü Tadlar] [Tarsus Turizm Haberleri] [Saint Paul] [Tarsus'ta Konaklama] [Tarsus'a Ulaşım] [Önemli Adres Ve Tlf.] [Mersin] [Adana] [Hatay] [GaziAntep] [ENGLISH] [DEUTSCH] [CESKY] [Mustafa Kemal Atatürk] [Türkiye'deki Dış Temsilicikler] [Tarsus video] [Yararlı Linkler] [About]

 

 

 

Ben Kadınım.Net       Tarsus Tatil           Tarsus Haber         Tarsus Forum

Mersin Tarsus Adana Hatay Gaziantep Hakkında bulabileceğiniz en geniş içerik 1000 lerce resim Tüm tarihi ve turistik yerler hakkında ayrıntılı bilgi. Fikir ve önerilerinizi forum sayfalaında paylaşabilir yada bilgi@saintpaultarsus.com adresine mail yolu ile bildirebilirsiniz.

Kadın

Spor

Sağlık

Resim Galerimize Buradan ulaşabilirsiniz.

Copyright 2008 www.saintpaultarsus.com             İletişim bilgi@saintpaultarsus.com               Tasarım oktayaktin@gmail.com

Çocuk Oyunları                 En yeni Çocuk Oyunları