|
|
 |
 |
|
HATAY ARKEOLOJİ MÜZESİ
|
 |
Antakya’da ki araştırmalar 1932 Fransız Milli Müzesi (Louvre), Baltimore Sanat Müzesi, Worcester Sanat Müzesi ve Princeton Üniversitesinden temsilcilerin oluşturduğu bir komitenin yönetiminde başlatıldı. 1936 yılında Harward Üniversitesinden Fogg Sanat Müzesi ve Dumbarton Oaks College temsilcileri de komiteye katıldılar. 1932 yılında Fransa’nın Suriye Antikiteler Müfettişi M. Prost’un isteği üzerine, sancak dahilinde bulunan bütün eserlerin Antakya’da toplanması amacıyla bir müze kurulmasına karar verilmiştir. Günün modern müzecilik anlayışına uygun olarak M. Mişel Eceşer tarafından hazırlanan müze planı 1934 yılında uygulamaya konulmuştur. Müze binasının en büyük özelliği çıkan esere göre planlanmış olmasıdır. 1939 yılında binanın inşaatı tamamlanmıştır.
Kazı çalışmaları, Princeton Üniversitesinden Howard Crosby Butler tarafından başlatıldı. Başkanlığını Charles Rufus Morey’in yaptığı kazı ekibinin çalışmaları William Campbell, Jean Lassus (arkeolog) tarafından yürütülmüştür. Antakya ve civarında çıkarılan ve şu an için sergilenen mozaiklerin bir çoğu bu ekip tarafından gün ışığına çıkarılmıştır.
Müzede sergilenen eserlerin bazıları 1933-1939 yılları arasında Chicago Orientel Institu tarafından yapılan Tell Cüdeyde, Tell Dahap, Çatal Höyük, Tell Tainat ve Tel el Sheyik höyük kazılarından ortaya çıkarılmıştır. Sergilenen diğer eserler ise British Museum adına kazı yapan Sir Leonard Wolley tarafından Samandağ İlçesi, El Mina bölgesinden 1937-1948 yılları arasında çıkarılmıştır.
II.Dünya savaşının patlaması ile kazı çalışmaları sona ermiştir.Kazılarda bulunan eserler 1939 yılına kadar depoda tutulmaktaydı. Hatay’ın anavatana katılması ile birlikte eserler tanzim edilmeye başlamıştır
Yaklaşık 9 yıl süren tanzim işleri tamamlandıktan sonra 23 Temmuz 1948’de (Hatay’ın kurtuluşunun 9. yıldönümünde) müze ziyarete açılmıştır.Müze binasının yetersiz kalması üzerine 1969 yılında başlanan ek inşaat 1973 yılında tamamlanmıştır. Yeniden teşhir ve tanzimi yapılan müze binası 18 Aralık 1974 tarihinde yeni şekli ile hizmete girmiştir. 2000 yılında ise Sidemera Lahiti (Antakya lahiti) için yeni bir salon açılmıştır.
Müze Tel:(+90-326) 214 61 68
|
|
|
 |
 |
|
İsos (Epifenya)Harabeleri
|
|
|
Pers Kralı Darius III ve Makedonya Kralı Büyük İskender’in M.Ö. 333 tarihinde savaştığı bu bölge Helenistik döneminde kurulmuş ve Roma döneminde varlığını sürdürmüştür. Şu an bölgede antik şehir kalıntıları ve su kemerleri bulunmaktadır.
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
|
|
|
St. Simeon Manastırı
|
|
|
Samandağ İlçesi yolu üzerinde Değirmenbaşı beldesinden ayrılan bir yolla gidilen Aknehir Beldesi sınırları içinde 479 metre yüksekliğinde bir tepe üzerinde kurulmuştur. M.S. 6 yüzyılda yapılan Manastırın sekizgen avlusunun ortasında doğal bir kayadan yapılmış sütun mevcuttur. St. Simeon buraya M.S. 541 yılında gelmiş ve 592 yılında ölmüş olup. St.Simeon’un ölünceye kadar bu sütün üzerinde yaşadığına inanılır
|
|
|
 |
|
|
|
 |
|
|
|
Aççana Ören yeri
|
|
|
Antakya-Reyhanlı karayolunun 22. kilometresinde bulunan bir höyüktür. Yaklaşık 30 dönümlük bir alanda bulunmakta olup, 10.082 m2’lik kısmında British Museum tarafından 1936-1938 yılları arasında arkeolojik kazılar yapılmış ve 17 kültür katı tespit edilmiştir. Bugün ören yeri içerisinde; 7’nci katında bulunan Yamhad Kralı Yarım-Lim ile 4’ncü katında yer alan Kral Niğme-Pa’nın saraylarının kalıntıları mevcuttur.
|
|
|
 |
|
|
|
Titus-Vespasianus Tüneli ve Kaya Mezarları
|
|
|
Samandağ ın 5 Km. kuzeyinde denize hakim yamaçlarda M.Ö. 300 yıllarında Seleuykos Nikator tarafından kurulan ve kurucusunun adı ile anılan antik kenttir. Kentin, dağın hemen bitiminde, dağdan gelen derelerin ağzında bir iç limanı vardı. Sellerin bu limanı doldurması tehlikesi ortaya çıkınca imparator Vespasianus zamanında dağ delinerek bir tünel açılması kararlaştırıldı. Tünel Titus zamanında tamamlandı ve derenin önü bir duvarla kapatılarak sel suları , yüksekliği 7 mt. genişliği 6 mt olan bu tünel vasıtası ile uzaklara akıtıldı , böylece limanın dolması engellenmiş oldu. 130 mt si tünel , kalanı açık kanal halinde olan tünelin uzunluğu girişten Çevliğe kadar 1380 mt. dir.
Tünelin deniz tarafındaki girişine göre sağ tarafta , 100 Mt. kadar uzaklıkta kaya mezarları vardır burada kayalara oyulmuş mağaraların içinde bulunan çok sayıda mezarın en çok ilgi çekeni , çukurun tabanındaki geniş mağaradır. içinde çok sayıda mezar bulunan bu mağara diğerlerinden farklı yapılmış yüksek ve gösterişli bir mezar yüzünden halk arasından ''Beşikli Mağara'' olarak anılmaktadır.
|
|
|
 |
|
|
|
Antakya Surları
|
|
|
Antakya şehir suları M.S. 526 yılında İmparator Justinyen tarafından yaptırılmıştır. Eski devirlerde Antakya’nın etrafı yüksek surlarla çevriliydi. Selevkos ve Roma dönemlerinde daha uzun ve yüksek olarak yapılan surlar üzerinde 360 nöbetçi kulesi ve Habib-i Neccar dağı’nın en yüksek ve sarp tepesi üzerinde bir iç kale bulunuyordu. Bugün surların sadece Hacıkürüş deresine bakan yamaçlarındaki bazı bölümleri sağlam kalmıştır.
Darbısak (Darb-ı Sak) Kalesi, Koz Kalesi (Kürşat Kalesi) Bakras Kalesi, Karamurt Hanı, Payas Kalesi, Payas Kalesi ile Liman arasında yapılan Cin Kulesi, Sarıseki Kalesi, Şalan (Şılvan) Kalesi Hatay İlindeki önemli kale kalıntılarıdır.
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
Payas Sokulu Mehmet Paşa Külliyesi
|
|
|
|
Dörtyol İlçesi Payas beldesindedir. 1574 yılında Mimar Sinan tarafından yapılan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi Osmanlı mimarisinin örneklerindendir. Külliye bünyesinde; 45 dükkanlı han, imaret, çifte hamam, cami ve medrese bulunmaktadır.
|
|
|
|
 |
|
|
|
Harbiye (Daphne)
|
|
|
|
Antalya il merkezine 7 km. mesafede olup her tarafı yeşillik olan güzel bir piknik yeridir. Antik çağın ünlü Daphne kentidir. Efsaneye göre Zeus'un oğlu ışık tanrısı Apollon, ırmak kenarında gördüğü genç ve güzel bir kız olan Daphne'ye aşık olur ve onunla konuşmak ister. Daphne'yi kovalar. Daphne kurtulamayacağını anlar. "Ey toprak ana beni ört, beni sakla, beni koru" diye yalvarır. Daphne ağaca dönüşür. Apollon şaşırır. Bu olaydan sonra şiir ve silah zaferi defne ağacının dalıyla mükafatlandırılır ve Defne'nin gözyaşlarının Harbiye'deki şelaleleri meydana getirdiğine inanılır. Seleukos Döneminde çağlayanlarıyla tanınan ve dünyaca ünlü bir sayfiye yeri olan Defne, çok sayıda köşkler, tapınaklar, eğlence yerleri ile ünlüydü. Stadyumunda düzenlenen olimpiyatların ihtişamı dillere destandı. Ancak şiddetli depremler bu şehri yerle bir etmiş, günümüze gözle görülür herhangi bir eser kalmamıştır.
Harbiye, şimdilerde çok ilgi gören mesire yeri, yayla olup aynı zamanda heykeller, turistik eşya yönünden önemli bir beldedir. Yöredeki tezgahlarda dokunan doğal ipekler ise gerek yurt içinde gerekse yurt dışında çok aranan kumaşlardandır.
|
|
|
|
 |
|
|
|
Seleukeia Pierria (Çevlik) Ören Yeri
|
|
|
|
Samandağ İlçesi, Kapısuyu Köyü sınırları içerisindedir. M.Ö.305 yılında Selevkoslar tarafından başkent yapılmak amacı ile kurulmuş, ancak dış saldırılara açık olması nedeni ile Antakya kurularak başkentlik oraya taşınmıştır. Seleukeia ise bir ticaret şehri olarak genişlemiştir. Şehir Roma çağında en parlak günlerini yaşamıştır. Şehirden günümüze Antik Liman kalıntısı, Titus-Vespasianus Tüneli, Dor mabedi ve Kaya mezarları kalmıştır
|
|
|
|
 |
|
|
Barlaam Manastırı
|
|
|
Yayladağı İlçesinde bulunan Antik Cassius (Keldağı) dağında bulunmaktadır. Burası Hitit döneminde kutsal alan sayılmış, Romalılar zamanında da bu özelliğini korumuştur. Manastır ve kilise olmak üzere iki ayrı ana yapı dönemi geçirmiştir. V. yüzyılın sonunda onarılmış, daha sonra eklemeler yapılmıştır.
|
|
|
 |
|
|
 |
 |
|
Kinet Höyük: Dörtyol civarındadır. Kazı çalışmaları devam eden bu höyükte demir çağlarına ait eserler bulunmuştur.
Nekropoller: Kuzuculu'da M.S. 2.-3. yüzyıla, Karakese de M.S. 4.-5. yüzyıla ait kaya ve toprak mezarlar tespit edilmiş, kazılarda lahit, cam şişe ve kaplar, pişmiş toprak kaplar, kandil ve mühürler bulunmuştur.
Ceylanlı: Bizans ve Gündüzoğulları döneminde büyük yerleşim yeri olduğu kalıntılardan anlaşılan köyün yakınında, kayalıklarda üzerinde yazıtlı kaya mezarları vardır.
İmma: Antakya-Cilvegözü yolu üzerinde Reyhanlı yakınında şimdi piknik yeri olarak kullanılan antik dönem yerleşim yeri vardır.
Tainat: Yapılan kazılarda bir Hitit sarayı ile tapınağın ortaya çıkarıldığı Tainat'ta bulunan eserler Hatay Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.
Dor Mabedi: Kapısuyu yöresinde, Çevlik bölgesine hakim bir tepede, sütun kalıntıları görülebilir.
Su Kanalları: Seleukos Döneminde, Harbiye (Defne) çağlayanlarından Antakya'ya su getirmek için yapılan 10 km uzunluğundaki kanalların ve köprülerin kalıntılarını günümüzde de görmek mümkündür. Antakya içinde kalan tek bölümü Memekli Köprü olarak anılmaktadır.
|
 |
 |
|
Mersin Tarsus Adana Hatay Gaziantep Hakkında bulabileceğiniz en geniş içerik 1000 lerce resim Tüm tarihi ve turistik yerler hakkında ayrıntılı bilgi. Fikir ve önerilerinizi forum sayfalaında paylaşabilir yada bilgi@saintpaultarsus.com adresine mail yolu ile bildirebilirsiniz.
|
|
|
|
|