|
LAODİKYA (DENİZLİ)
Çağdaş sanayi kenti Denizli'yi ziyaret eden biri, şehri sadece bir kaç kilometre kuzeyinde, zamanın parlak ticaret merkezi olarak ün kazanmış Laodikya'nın kalıntılarına rastlayabilri. Geniş bir alana dağılmış kırık mermer sütunları ya da bir taş yontma ustasının şekillendirdiği muhteşem bir binanın parçaları, genel yapıların kalıntıları, iki tiyatro, kocaman bir stadyum (koşu alanı) ve buna ait lise komplekslerinin izleriyle hemen yakınındaki su kulesi şihrin geçmişre sahip olduğu görkemi işaret etmektedir. 19.yüzyılda çizilmiş resimlerde sonradan demiryolunun yapımında kulanılmış olan sayısız süslü sütun başları, kapı kemerleri (Piştale kemerleri) ve başka yapı kalıntıları da görüntülenmektedir.
2002 yılının Temmuz ayında ise Pamukkale Üniversitesi ile Denizli müzesi Laodikya'ya kazı ve restorasyon çalışmalarına başlayıp çok kısa bir sürede şehrin anayolu, agora (Pazar yeri) ile bir Kilise binasından muhteşem kesimler orataya çıkardılar.
İ.S.3.yüzyılda ufak bir yerleşim yeri olan Laodikya Suriyeli Antiokhos II.tarafından büyütülerek güçlendirilmiş ve eşi Laodikya'nın adı verilmiştir. Şehir önceleri Bergama ve Pontus Krallarının egemenliği altında kaldı ama sonra Roma'ya geçti.
Laodikya, Efes'i ta uzaktaki Fırat vadisi Suriye ile bağlayan Asya ilinin en önemli yolunun üstündeydi. Bu anayol, güneydeki Perge'yi kuzeye ve Sart'a bağlayan başka önemli bir yolla burada kesişirdi. Şehrin bu elverişli konumu, Romalıların sağladıkları barış dönemi ile birleşince parlak bir ticaret merkezi durumuna yükselmesine neden oldu.
Aslında surla çevrilmiş Laodikya kenti kale olarak tasarlanmıştı. Ama, bu tasarı herhangi bir kuşatma sırasında çok olumsuz sonuçlar doğurabilirdi. Çünkü şehrin suyu oldukça uzaklardan, bugünkü Denizli'nin iç kesimlerinden (hala kısmen görülebilen), boru sistemi ve su kemerleriyle de merkeze getirilirdi.
Tekstil ve tıp alanlarında büyük başarılara imzasını atan Laodikya kentinde de Meish'e inanan bir topluluk vardı. Pavlus bu Kiliseyede yazmıştır. Ama, bugün elimizde olmayan bu mektubun varlığını Koloseliler 4:16'da okuyoruz. Elçi, sadece 15 kilometre kadar uzaklıkta olan Kolose şehrindeki topluluğa gönderdiği yazının, onlarla yakın ilişkide bulunan Laodikyalı inanlılarca da okunmasını istiyor. Koloseliler 2:1'e göre Pavlus bu inanlılar için büyük bir uğraş verdi. Bu mektupta (Koloseliler 4:17) toplulukların gözetmeni olan Arkipus'a sorumluluğunu hatırlatarak buna göre davranması için önderi uyarıyor.
|